Kendi kendinden korkan,deyim yerindeyse “osuruğu cinli” lere dönüştürdüler insanları. Katliamlara , yasaklara, baskılara alkış tutar hale gelen kitlenin halet-i ruhiyatını anlamasına anlıyorum da, hangi prensip,hangi bilimsel metot, hangi tedavi yöntemleriyle şifa getirilir bu yaman rahatsızlığa, işte o konu muamma!
Niçin öldürür bir insan diğerini? Neyi ortadan kaldırmak ister? Bunun türlü çeşitli sebepleri vardır. Mücadelesinde olunan bir fikir uzlaşmalığıdır aslında, çığırından çıkar kişiselleştirilir, karşı fikri savunan birisi tarafından kişi ortadan kaldırılır, çözüm getirildi sanılır tehdide.
Tehdit nedir? Tarafı olunmayan düşünce yapısı, fikir,algı sınırının aşina olmadığı çeşitlemeleri, herhangi bir çok boyutlu konunun. Tarafı değilse,karşı tarafı tehdit görmek nasıl bir şuur yapısının kabiliyetidir? Nasıl bir kendini inkar,iradesizliğin,güvensizliğin ifşasıdır bu, pişkincesine hem de!
Her bir bireyin, kendinde topladığı değerler sistemi vardır. Kendi doğruları, yanlış diye nitelendirdiği yaşam biçimleri vardır. Doğrularıyla paşa paşa yaşayıp gitmek varken, yanlış gördükleriyle mücadelede seçtiği işgüzar, galeyana getiren, yok etme misyonuyla egosunu tatmin eden,insanlığını ayazda bırakan yöntemleri temaşası hazin ve kadim öyküsüdür insanlığın.
‘Filanca şunu demiş,bilmem kim bu lafı etmiş,hadi ortadan kaldıralım!’ Beğenmediysen edilen lafları,sen söyleme, edinme o halde! Karşı beyanını, yakışır ve insanlığa da yaraşır şekilde koy ortaya, tezleriniz anti-tezlerinizden yeni ve lazım gelen, aklın şaşırtan yollarında cevaplar arayanlara sentez, ışık , yol olsun.
‘Falanca kanal pek ahlaksız yayın yapıyor,oh kapandı da iyi oldu!’ Ahlakın bunca mı dayanıksız, inancın mesnetsizdi? Bir habere, bir yoruma, bir sese sallanıveren inancının köklerine yanarım! Televizyon kumandası, radyo düğmesi,bilgisayar takım taklavatı kullanmayı hanidir yanlış anlayan, girmesine girip de, çıkarken yolunu şaşıran, öfkeli kamuoyu oluşturmayı maharet sayan,yasaklatınca kendini güvende sanan zihniyete aşk olsun…
“Aman kardeş,yasaklansın şu program,adamın biri kadın kılığında çıkıyor,erkekliğimiz tehlikede maazallah!”
“Aman beyim,kapatın şu kanalı,açık saçık giyinmiş kadınlar salınıyor,boy gösteriyor,benim tekinsiz aklımla,hizalayamadığım güdülerim,hanımın da geleceği tehlikede maazallah!”
“Yahu Rtük’leyin gitsin you tube’mudur nedir! Abuk sabuk kayıtlar asabımızı zıplatıyor,ne hakla atalarımıza dil uzatırlar? Nasıl? Olur mu kardeşim o onun terbiyesizliği,saygısızlığı,kendini bilmezliği! Yasaklamayalım da böyle ihanet içinde mi yaşayalım soyumuza sopumuza! Kanımıza dokunuyor kardeşim! Kapatın gitsin!
Kan dedim de,neydi hanım benim kan grubum? Sabahtan hastanede olmam lazım, o kadar bıçak parası verdik doktora, yanmasın. Sabah trafik sıkışık olur,sen çekmecedeki parayı da koy cüzdanıma bizim memur sabahları trafikten daha sıkışık oluyor. Yatmadan elektrik saatinin mandalını kaldırmayı unutmayın,yarın da hatırlatın su saatini geri sardırayım okunmadan. Seçim günü çıkmış olmazsam hastaneden,bak dediğim partiye oylar ona göre. Koca milletvekili elini sıkmış biraderin bir mitingde,hatırını sormuş. Hem kıyak oldu seçim kampanyaları,anlıyorlar milletin halinden, yoksa dağıtırlar mıydı onca erzak, edevat? Telefon mu ver bakayım kimmiş; ‘ha Sıtkı sen misin? Rahat konuşamıyorum, yengen yanımda. Tamam diyorsun o iş, ayarladın yani hatunları.Oh be, helal olsun aslanım sana! Tamam kapat şimdi yarın konuşuruz.’ Hanım kalk bak bakayım şu oğlan ne yapıyor yine saatlerdir internetin başında. Abuk sabuk sitelere girip kafasını bulandırmasın, örf adetimize aykırı fikirlerle yıkamasınlar beynini çocuğun. Asileşti zaten bugünlerde. Dikkatli olmak lazım. Kapattıracaklar bana tamamen hattı o olacak sonunda. Başa mı çıkılır bunlarla maazallah ! ”
. . .
Karıştırıyorlar gibime geliyor. Atalarımız; “her gözünün üstündeki kaş bizimkine benzemeyenden, uygarlıktan, bilimden, teknolojiden, sağduyudan, dengeden, yordamıyla kendini ifadeden kurtulalım savaşı” yapmadılar ki!