Anlatmak

Nis. 29, 2008

 

Kelimelerin objektif değerleri yoktur. İnsan sayısı kadar çok anlama gelir bir teki. Ne çok insan ve ne çok kelime.

Algı kapılarında bekleşen harf kalabalıklarıdır kelimeler. Her birimize başka şeyler söylerler. Ne duymak istiyorsak onu söyledikleri için dostturlar.

‘Çiçek’ deyince mesela, ben lale derim, sen nergis, beriki papatya diye atılır. Ve bu lale, nergis, papatya da her birimize ayrı duyumsamalar yaşatır.

Halleşiriz kelimelerimizle, gerisi kolay iştir. Yaşamı anlamlandırmayı yüklemişizdir sırtlarına, cebelleşiriz. Ve ne çok insan, ne çok kelime, ne çok anlam…Tanımlayıp nitelendiririz ‘olan’ ı kelimelerle. Birbirine ekleyip, süsleyip, ulayıp, ayırıp cümleler ediniriz.

Büyük laflar ederiz…

Yaşamı kelimelere dökmeye uğraştıkça köşeye sıkışırız bir yerinde muhakkak.Yaşam kelimelerden çok! Köşeye sıkışmadan önceki halimize dönüp bakınca o daha vahimdir. Ya kelimeler, ya yaşamdır ‘ben’ e sığan. Ya kelimeler, ya yaşam yalan söylüyordur. ‘Cümle kazığı’ çok yemişizdir.Yaşama yakıştıramayız,ya da yaşam hepten kazıktır zaten. Biz yine cümlelere kıyamayız.

 

İmgeleri sözcüklerle doldurup

Cümlelerin içine düşüyoruz

Yüklediğimiz anlamlarda kaybolup

Anlamalarla boğuluyoruz.

Kimi kolay harcıyor

Kimi biriktirip duruyoruz

Aynı deryadan farklı kaplara doldurduğumuz öteberimiz

Fikrimiz

Biz

Kimiz?

Bir bilip bir unutuyoruz

Oyunlar hakikat

Hakikatler oyun tadında

İtişiyoruz…

Doğru sorulara yanlış cevaplar

Doğru cevaplara bitmez kuşkular

Yitirmişiz bir yerlerde ipin ucunu

Aranıyoruz…

Çıtasını fark etmeden yükselttiğimiz;

İkna eşiğimiz,

Acı eşiğimiz,

Utanç eşiğimiz,

Denge eşiğimiz,

Yetişemiyoruz…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
Shelfari: Book reviews on your book blog