Sevgililer Günü
Şub. 13, 2008
“Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı... Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı."
( Mevlana )
Yaşam aşktan, aşk insandan, insan âşık’ından alır ilhamını. Yaratılışla birlikte başlar aşk hikayeleri. Eskidir, eskimez…
Antik Çağlardan başlayıp günümüze dek süren, ana temanın aşk olduğu çeşitli efsaneler, bu ihtişamlı duygunun tüm canlılığı kapsayan, varoluşu devindiren dinamizmini anlatırlar. Her birinin kendine has gelenekleri, ritüel ve şenlikleri olmakla birlikte, ortak olan zamanlamalarıdır Şubat ayı ortası.
Günümüzde “Sevgililer Günü” olarak imlenen 14 Şubat bugün. Sevgililer Günü’nüzü kutluyor, sözü kelimelerin sevgililerinden bir üstada bırakıyorum;
Aşklama
Şaraptı, rakıydı, şuydu buydu,
Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten.
Dedim ya; ondan gayrı korkuluğa güvenmem.
İçtiğim hep aşktı benim, gerisi tortu.
Sevişik bir keçi yumukgöz oğlağına,
Özüne aşk sızmış o sütü emziriyor,
Yumurtasını bir kovuğa koyarken,
Aşkı da koyuyor anaç zargana.
Aşk mavisi tükendiyse o boşuna denizde,
Bil ki diken diken bir çamurla örtülüdür sığlığı.
Niye enez bu zambak diye sordular mıydı,
Aşksız geçen günlerinde örselenmiş de.
Aşk bürünmeseydi de bak hiç şakır mıydı
Şu bi damlacık isketeyi tâ gagadan kuyruğa,
Kişi gönlünü yitirdi mi ne yüzle çıkar sokağa,
Yaşamda nesi varsa aşk işte onun adı.
Ansıyın; aşkla yağdı da sular,
Ondan kokulandı ıtır çiçeklendi elma,
Doğayla el ele bizi üreten bir sevgi var,
Evrende en soylusu sezdim ki bu çoğalma.
Metin Eloğlu

0 yorum yazılmıştır